Kemaliye (YEŞİL EĞİN)
| Nüfus : 5487 |
| Yüzölçümü :1168 km2 |
| Rakım :850 m |
| Şehir merkezinden uzaklığı :194 km |
Elazığ ve Malatya illerine bağlı ilçe iken, 1938 yılında Erzincan iline bağlanmıştır. İlçenin Eğin olan adı, Mustafa Kemal’in anısına Kemaliye'ye çevrilmiştir.
Kemaliye Fırat'ın Karasu kolu üstünde, sağ kıyıda kurulmuştur. Doğudan Munzur Silsilesi, batıdan ise Sarıçiçek dağları ile
çevrili olup, deniz seviyesinden 825-900 m. yüksekliktedir. Keban Barajı yapıldıktan sonra yükselen su seviyesi Kemaliye
önünde bir göl oluşturmuştur.
Kemaliye'nin en önemli sorunlarından biri ulaşımdır. Çevresindeki en yakın il'e yaklaşık üç saat mesafede olan
ilçenin dağlık oluşu, ulaşımı zorlaştırmaktadır. Kemaliye, Erzincan'a 163 Km. Malatya'ya 175 Km. ve Elazığ'a
145 Km. uzaklıktadır. Elazığ ve Malatya'dan gelen Karayolları birleşerek Arapgir'e ve daha sonra Kemaliye
İlçe merkezine ulaşır. Bu yol, Bağıştaş demiryolu istasyonuna ve oradanda İliç-Kemah istikametinde
devam ederek, Kemaliye'yi Erzincan'a bağlar. İlçe toprakları içinden doğup Karasu'ya karışan önemli
su kaynakları; merkez ilçenin bağrından kaynayan Kadıgölü, Sarıkonak Köyü Suyu, Umutlu (Barasor)
deresinin sularını toplayan Ziyaret Suyu ve Kekikpınar köyünden kaynayan Müran çayıdır. Ayrıca ilçe
merkezine yakın ve çevredek komşu köylerin bahçelerini besleyen Kırkgöz Kaynağı Kemaliye'yi ve Karasu
vadisini yüksekten seyreden fevkalade bir güzelliğe sahiptir. Kemaliye'nin dağlık yapısı dağ sporlarının
yapılması ve geliştirilmesi bakımından oldukça elverişli bir ortamdır. Ayrıca bu arazi yapısı bir çok yabani
hayvanın yörede yaşamasına ve barınmasına neden olmuştur. Yüksek kayalıklar arasında yaşayan dağ
keçileri zaman zaman ilçe yakınlarına kadar sokulmakta ve seyredilebilmektedir. Halıcılığı ile ünlü
olan ilçemizde, her yıl halı festivali düzenlenmektedir. İlçede Kemateks çuval fabrikası vardır.
Kemaliye ilçesi ülkemiz genelinde nüfus erozyonuna en çok uğrayan yerleşim birimlerinin
başında gelmektedir. Bunun en önemli nedeni coğrafi yapının müsait olmaması, tarım ve
hayvancılığın ise kısıtlı olmasının yanında iş sahasının bulunmaması sayılabilir. Merkez nüfusun
20.000'lere ulaştığı 1800'lü yıllarda el sanatları ve diğer ticari uğraşıların zirveye ulaşması nüfusun
yoğun olmasını sağlamıştır. Yaz mevsiminde şehir merkezi ve bilhassa köyler tamamen dolmakta
ancak Eylül-Ekim aylarında ise gelenlerin tamamı İstanbul, Ankara gibi şehirlere geri
dönmektedirler. İlçe genelini baz alarak nüfusa baktığımızda 1990 yılında 9025, 1997 yılında 7519
ve 2000 yılı genel nüfus sayımında ise 7718 nüfus bulunduğu kayıtlarda yer almaktadır
| İl/ilçe merkezleri (Şehir) | Belde/köyler | Toplam | ||||||||
| Erzincan | Toplam | Erkek | Kadın | Toplam | Erkek | Kadın | Toplam | Erkek | Kadın | |
| Kemaliye | 2.036 | 1.070 | 966 | 3.451 | 1.754 | 1.697 | 5.487 | 2.824 | 2.663 | |
| Toplam | 2.036 | 1.070 | 966 | 3.451 | 1.754 | 1.697 | 5.487 | 2.824 | 2.663 | |
"Yücedağ
başında koyun kurt
olur
Ağam hasretliğin bana dert olur
Para kazanıp da gelene kadar
Korkarım mezarlık bana yurt olur"
Bir Kemaliye (Eğin) türküsünden
EĞiN, söylen
Eğin sözcüğü. Horasan’da Ağın adındaki bir yöreden gelen oymağın.
kurdukları yeni şehre bu ismi vermeleri ve zamanla Eğin adına
dönüşmesinden ortaya çıkmıştır. Bir başka kaynakta ise: Eğin anlam
itibariyle tamamen Türk kökenli bir sözcük olup “ Cennet gibi güzel
bahçe” anlamına gelmektedir. Kaşgarlı Mahmud’un Divan-i Lügat’it
Türk” adli eserinde ise, bu kelime. “sırtın eğilen kısmı” olarak
tanımlanmıştır.
1921 yılı Ağustos'un son haftasıdır ve Yunan
ordusu Ankara'ya yaklaşmaktadır, Millet Meclisi'nde meb'uslar (milletvekilleri)
hop oturup hop kalkmada ve muhalifler (karşıtlar) Mustafa Kemal
Pasa'yı suçlama yarışındadır!
Kara haber, hep, telgraftan tez gelir ve Eğinliler Misak - i Milli
Cemiyeti'ni kurarlar ve Mustafa Kemal Paşa'ya bağlılık yazıları ve
telgraflar döşenirler. Orduya asker, silah göndereceklerini
belirtirken bir de ricada bulunurlar, Eğin'in adını değiştirin.
Cemiyet Reisi Hanifizade Ömer Lütfi Bey ayrıca bu ismin
degistirilmesini bir telgrafla da rica eder Mustafa Kemal Paşa'dan
ve yeni ismi de önerir: "KEMAL".
Mustafa Kemal Paşa kürsüde, muhalifleriyle cenktedir, düşman
yetmezmiş gibi!
Görevli eline bir kağıt tutuşturur, Mustafa Kemal Paşa bir göz atar
ve konuşmasını surdurur:
"Efendiler... Bizlere, milletin güveni kalmadığını söylüyorsunuz...
Bakın şimdi aldığım bir telgrafı okuyacağim" ve telgrafı okur.
Ve
ertesi günü, onca işine rağmen Ömer Lütfi (Arıtan) Bey'e telgrafla
teşekkür eder hem de Kemal isminin Eğin'e verileceğini muştular.
Ve icra Vekilleri Heyeti'nden 21.10.1922 tarihinde bir kararname yayınlanır:
"...ve ismi hiçbir mefhumu milli ifade etmeyen Eğin kazasının `Kemaliye'
ve ecnebi bir isimd en
muharref olan Silinti kazasının `Gazipaşa' unvanları ile tevsimleri
Dahiliyye Vekaleti'nin 8 Tesrinievvel 338 tarih ve idare - i
Umumiyye Mudurriyeti 1902/23476 numarali tezkiresi üzerine icra
Vekilleri Heyeti'nin 21.10.338 tarihindeki içtimainda takarrur
etmiştir."
21 Ekim 1922 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'nde Kemaliye ve Gazipaşa adlarında iki ilçe vardır
ve de isim babaları Gazi Mustafa Kemal Paşa'dır. Yeni isimler
çıkarıldığında eskilerinin hükmü yoktur!
Belgelere gore, Eğin'in kuruluşu 2. yüzyılı
geçmiyor.
Eğin, 75 yıldır Kemaliye'dir. Ne ki nice kişi Kemaliye'nin Eğin
olduğunu hala bilmez! Nerelisin diye sorulunca "Eğinliyim" der! Bu
bir alışkanlıktır, kimseyi de kınamamak gerekir, elbette "Kemaliyeliyim"
diyenlerin de hakkını yememek gerek.
